New York

 newyork

 

 

 

Veeee gelelim her gencin hayali New York… New York’a… Işıklar kenti New York, nedense bana hep böyle İstanbul’un taşı toprağı altın dedikleri dönemlerdeki gibi görsel canlandırır aklımda,  her milletten onlarca insan, yüzlerce farklı kültür doluşmuş yaşamaya çalışıyorlar kargaşa hepsi burada aynı İstanbul gibi çok yorucu ama her zaman cezbedici

Öncelikle ilk gittiğiniz anda sakin, salt Amerikan kültüründen çıkıp bu karmaşanın içine girince bile noluyor, nereye geldim ben diyeceksiniz ama olsun buranın da yeri çok ayrı kalacaktır damakta :)

 

Şimdi ufak ufak başlayalım malum New York’u gezebilmek için havaalanı ve benzeri diğer ulaşım yerlerinden başlamak en doğrusu olacaktır her halde. Öncelikli olarak en yaygın kullanılan havaalanından bahsetmem gerekirse JFK’den çıktığınızda ister metro ile ister shuttle ile rahatlıkla merkeze ulaşabilirsiniz, shuttlelar için hemen bavulunuzu aldığınız gibi karşı kapıdan çıkın orada beyaz servisler sizi bekliyor olur öyle aman aman pahalı da değildir ortalama 15-20 dolar gibi bir meblağa rahat rahat gidersiniz, ortalama yarım saate merkezdesiniz, tabii unutmayın trafik faktörü de giriyor artık işin içine:D

 

İkinci seçenek ise subway/metro kullanmak. JFK’de hangi terminalde inerseniz inin, ilk önce Jamaica Station yönündeki AirTrain’e bineceksiniz. Bu havaalanı içerisinde ulaşımı sağladığı için ücretsiz ama sonrasında oradan çıkmak için turnikelerden geçerek ödeme yapmanız gerekir bilginiz olsun nerden baksanız o da 7-10 dolar araası bir meblağ. Ortalama 1 saat falan sürer.

 

LaGuardia’dan Manhattan’a geçiş için ilk seçenek yine “NYC Airporter” kullanmak; yolculuğunuz yaklaşık yarım saat falan sürer tabii isterseniz metroyla da Times’a ulaşabilirsiniz, tercih sizin para sizin:)

 

Şehir içinde ise isterseniz günlük ve saatlik kiralanan bisikletlerden kullanın isterseniz hatta tavsiye de edilir uzun süre birkaç gün gezecekseniz Subway kullanmanız hem sürekli açık, hem trafik yok, hem de kolay Metroyla ulaşım için tabi ki MetroCard’a ihtiyacınız olacak, bu kartı da metro istasyonlarındaki makinelerden $1 a alıp içine istediğiniz kadar yükleyebilirsiniz.

 

Şimdi gelelim, gezelim görelim kısmına;

 

Number One New York demeden akla düşen yer; Times Square: Görülmezse New York’a gittim diyemeyeceğiniz meydan tabii ki burası, sanki her an lambalar açık, sürekli yanıp sönen billboardlardan dolayı asla hava kararmıyor, asla oradaki kalabalık azalmıyor ve asla biliyorum ilginç gelecek ama o ortadaki inşaat hiç bitmiyor yaz-kış kaç kez üst üste gittiysem en az oradaki American Eagle mağazası gibi demirbaş: D Neyse bu arada times konum olarak  West 42nd’nin Broadway ve 7th Avenue ile birleştiği yerde bulunuyor. Hem araba hem yaya trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir meydan kendisi, unutmadan söyleyeyim buralarda Navigasyon pek geçerli olmuyor ne yazık ki.  Genellikle yaya olarak gezmekte yarar var çat diye cezayı yapıştırıyorlar çünkü. Burada alışveriş yapabileceğiniz çok sayıda mağaza, yemek yiyebileceğiniz yerler de bulunmakta.  Ayrıca Duffy Square diye geçen ve pek meşhur olan kırmızı merdivenleri de burada bulabilirsiniz.  Yine dünyada birkaç farklı yerde bulabileceğiniz Madame Tussauds burada da var valla ben buradakine girmedim daha önce diğer yerlerde ziyaret ettiğim için ama görmek isteyen olursa cepte olsun ama New York’a da gitmişken müzeye gidilir mi? Hımm tartışılır Ondan ziyade Ripley’s Believe It or Not! en azından daha farklı olabilir West 42nd Street üzerinde, Madame Tussauds müzesinin hemen yanındaki bu müzede de dünyanın “en”lerini bulabilirsiniz: en uzun, en kısa, en ilginç, en korkunç… New York’taki Ripley’s dünyadaki en büyüğü olup yaklaşık 1000 adet eser bulunmaktadır. Times etrafında görülmesi gereken öncelikli yerler böyle… Gelelim sonrasına:)

 

Statue of Liberty& Ellis Island, New York’a gidip de Özgürlük Heykelini görmeden geçmek olur mu hiç.  Lady Liberty’nin üzerinde bulunduğu Özgürlük adasına çıkmak için Battery Park’tan adaya giden feribotlara binmeniz gerekiyor. Tabii şart mı hayır, biraz daha Türk mantığı katayım derseniz, feribota para vermeyeyim öğrenciyim ben mantığımız varsa ve ben adaya çıkmasam da önemli değil, Lady Liberty’i uzaktan görsem yeter derseniz yine South Ferry Station’dan Pier 5’ten ücretsiz olarak Staten Island Ferry’e binebilirsiniz. Feribot 7/24 çalışır ve Staten Island’a yaklaşık 25 dakikada ulaşır. Ancak aynı feribotla hemen geri dönülmüyor, inip bir sonraki feribota binmeniz gerekecektir.  Ücretsiz olarak gezip uzaktan da olsa zat-ı muhteremi görmüş olursunuz:)

 

Ve bir diğer durağımız American dizilerinde çimlerin üzerinde spor yapanlar, top koşturup, bir yandan da yürüyüş yolunda koşan ünlüleri görebileceğiniz Central Park, yıllık ortalama 25 milyon ziyaretçisi olan ve birçok film ve diziye konu olan Central Park’ı siz de mutlaka görmelisiniz. Bölge içerisinde göl, restoran, heykel falan var fotoğraf çekimi için ideal bir bölgedir, dilerseniz yürüyerek dilerseniz bisikletle gezebilirsiniz. (Bisikletler parktan da kiralanabilir Gruopon üzerinden de indirimli olarak kupon ile de alabilirsiniz)

 

Brooklyn Brigde: Şehrin en önemli sembollerinden biri olan köprü, East River üzerinden Manhattan ve Brooklyn’i birbirine bağlar. Yayalar ve bisikletlilerin kullanımı için de köprünün ortasında ve araç trafiğinin biraz üzerinde geniş bir şerit oluşturulmuştur.

 

Empire State Building:  New York’un manzarasını görebileceğiniz 3 gökdelenden biri olan 102 katlı Empire State Binası, New York’un en uzun 2.binası ve en bilinen sembollerinden bir tanesidir.

 

Yine hazır o bölgedeyken Rockefeller Center, One World Trade Center da görülebilir. 9/11 Memorial&Museum: 11 Eylül 2001’de meydana gelen saldırıda hayatını kaybeden 3000 kişi için yapılan Anıtı ücretsiz olarak ziyaret edebilirsin, İkiz Kulelerin yıkıldığı yereler yapılan şelaleleri görebilirsiniz.

 

Yankee Stadium: Amerika’nın en iyi baseball takımlarından biri olan New York Yankees’in ev sahipliğini yapan Yankee Stadium, Bronx bölgesinde bulunmaktadır. Olur da denk gelirseniz bu atmosferi yaşamalısınız bir hotdog alıp yanında da içeceğiniz ile adeta bir Amerikalı ne yaşar hissedebilirsiniz.

 

Biraz da müze gezelim derseniz;

 

Metropolitan Museum of Art, Amerika’nın en büyük sanat galerisi ve dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi “The Met”, 17 farklı bölümde 2 milyona yakın eser sergilemektedir. Müze içerisinde Antik Yunan, Antik Roma ve Antik Mısır’dan günümüze kadar dünyadaki birçok kültürün ve dinin eserlerini görme şansına sahip olabilirsiniz. Museum of Modern Art(MoMA), Mimari, dizayn, heykel, resim ve kitap gibi yaklaşık 300,000 eserin bulunduğu müze modern sanatın önemli müzelerinden bir tanesidir. Picasso, Van Gogh, Cezanne, Matisse, Frida ve Gauguin’in en bilinen eserleri de bu müze içerisinde bulunmaktadır. Grand Central Station, Dünyanın en büyük tren garı olmasının yanı sıra muhteşem mimarisiyle görülmeye değer bir yapı.

 

Bunların dışında eğer New York’ta harcayabileceğiniz fazlaca zamanınız varsa; SoHo, Little Italy, Chinatown Dünyanın en pahalı ve en iyi alışveriş yapılabilecek caddesi olan 5th Avenue, Bryant Park ve New York Public Library, ve Greenwich Village da görülesi yerlerden! :)

Tabii ki New York’tayken Premium Outlet’leri de gezin derim inanılmaz uyguna ve birçok dünya markasına aynı yerde ulaşabilirsiniz ki New York deyince ilk akla düşen şey alışveriş olsa gerek  Tadını çıkartın gece boyu gezin sokaklarda tabii yine de dikkatli olun orası o çıkıp gittiğiniz Estes Park’a, Vail’e, Wisconsin Dells’e benzemez Umarım biraz olsun fikir verebilmişizdir, iyi eğlenceleer..

Sosyal'de Paylaş

Submit to DeliciousSubmit to DiggSubmit to FacebookSubmit to Google BookmarksSubmit to StumbleuponSubmit to TechnoratiSubmit to TwitterSubmit to LinkedIn